6 Mart 2013 Çarşamba
0 yorum

Deli Anne Röportajı

-Blogger anneler arasında sizi tanımayan yok ancak, bir de sizden tanıyalım sizi; kimdirDeli Anne ?

Deli anne, %90 annelik, %10 hayat karmaşasında boğulmuş bir garip anne. Özellikle son 2 senedir o %10’u çoğaltma çabasında olan, yemekten sonra 3, uykudan sonra 5 dakika gibi kıytırık zamanları toparlayıp kendine zaman ayırmaya çalışan ve tüm bu zamanlarda yazmaya çalışan bir anne. Yanısıra hülyalı ve seyyah olmaya sevdalı ama ayakları fazlaca yere bağlı, şükre odaklı ama ne yazık ki çok şükür, az sitem sarmalında bir anne.


-Blog yazmaya nasıl karar verdiniz ? Neden adı Deli Anne ?

Bunu hemen her yerde anlatır oldum; 2 sene kadar önceydi. Eşim sıklıkla yurtdışına çıkıyor ve uzun süreler orada kalıyordu. İki çocukla, İstanbul’da, bir başınaydım. Evden bile doğru dürüstdışarı çıkamıyordum. Ve ben bu dönemde tek kelimeyle deliriyordum. Beri yandan da kafamda bir dolu çocuk eğitimi, çocuk pedagojisi bilgisi ve bunlarla çelişiyorum. Bir gün delirmenin zirvesindeyken Facebook’ta buna dair bir cümle yazınca ve bu cümleler derdimi anlatmakta zayıf kalınca blog yazmaya başladım. İşte o günden beridir yazıyor da yazıyorum.

-Sizce blog yazmanın olumlu olumsuz yönleri nelerdir?

Aslında buna uygun uzun bir yazı taslağı var aklımda. Olumlu yönü; yazmak, yani yazıyor olmak eylemi. Ben yazarken kendini bulanlardanım. Bu yüzden iyi. Olumsuz yönü hele ki benim gibiler için; yani içinde birşey tutamayanlar için fazla kişisel olması ve tüm ailenin ayan beyan ortada olması.

-Bir çok annelik bloğu var ancak sizinki en çok takip edilenlerden,siz bunu neye bağlıyorsunuz?

Ben aradaki samimiyete bağlıyorum. Bir de bence en önemlisi severek emek verdiğiniz şeyin karşıdan hissedilmesi ve okuyana da bu sevginin geçmesi sanki. Ben çok severek yazıyorum ve sanıyorum bu çevreme de yansıyor. Okuyanlar da bana severek yazıyor. Seviyor, sevişiyoruz hasılı

-Bloğunuzda kendi çektiğiniz fotoğrafları da yayınlıyorsunuz. Fotoğraf çekmeye ilginiz ne zaman başladı ? Bununla ilgili bir eğitim aldınız mı?

İşte bu olay bana blogun armağanı. Blog tutmaya başladıktan bir süre sonra ve bilhassa Mutluluk Dersleri’ni yazmaya başlayınca fotoğraf konusuna yoğunlaşmaya başladım. Bununla ilgili bir eğitim almadım. Tamamen amatörüm. Eğitim almaya yanaşmıyorum, zira hem çok az vaktim var ve bunu yazmaya ayırmaya mecbur hissediyorum hem de teorik eğitimle şevkimi kaybetmekten korkuyorum. Çünkü eşim bile iki üç ayar göstermeye kalksa bunalıyor ve soğuduğumu farkediyorum. Bu yüzden bana bir gecede falan ilham edilmesini bekliyorum bu işin

-Blogunuzda yaşadığınız ve sizi etkleyen olayları samimi olarak anlatıyorsunuz,hiç pişman olduğunuz bir yazınız oldu mu ?

Pişman olduğum bir yazı diyemem ama keşke yazmasaydım dediğim şeyler oluyor zaman zaman. Keşke fazlaca kişiselleştirmesem, ailevi birçok şeyi bunca ortaya dökmesem dediğim oluyor. Ama bunu da anlayabiliyorum zira kalbimin ortasına yerleşmiş o iki can yokmuş gibi yazamam, hayatımın merkezi onlar olmuşken onlar yokmuş gibi davranamam. Hep böyleydim ben, ne varsa o çıkıyor içimden.

-Blog yazarken nelere dikkat edersiniz? Kurallarınız var mı ?

Kuraldan ziyade takıntılarım var; düzen meraklısıyım ben ve buraya da yansıyor haliyle bu. Yazı düzgün olmalı, elimden geldiğince kelimeler doğru olmalı, fontlar uygun, fotoğraflar eşit büyüklükte olmalı, renkler uyumlu, widgetlar düzgün durmalı vesaire.

-Eşinizin blog yazmanız ile ilgili düşünceleri neler ?

Eşim ona dokunmadığım sürece memnun yazmamdan. Çoğunlukla destekliyor beni ama gene de yazmaya olan tutkumun ciddiyetinden haberdar değil bence.

-Blog yazılarını bir kitapta toplayan blog yazarları var.Sizin böyle bir düşünceniz oldu mu ?

Blog yazılarımı kitap yapmayı düşünmedim hiç. Yapacağımı da sanmam. Pek cazip gelmiyor bana bu fikir. Zira iyi günü, kötü günü var yazılarımın ve kötü günlerin kitaba kazınmasına sıcak bakmıyorum. Sonunda birgün yazılarımı ayıklayıp gerisini imha edecekmişim gibi geliyor bana. Ancak bir başka emelim var: o da şu an başladığım kitabımı tamamlamak.

-Yeni bir yıla giriyoruz. Yeni yıldan beklentileriniz neler?

Kendi adıma; büyük oğlumun okulla tümden barışmasını ve İskoçya’nın bizim için -bir arkadaşımın dediği gibi- serin (ferah) ve selametli olmasını ve kitabımı yazdığım yer olmasını diliyorum. Ha bir de son 6 senedir ettiğim dua: incelmek istiyorum. Ve sağlık ve huzur ve muhabbet ve bereket ve daha çok AŞK diliyorum, kendime ve herkese.

-Bu samimi röportajı yaptığınız için çok teşekkür ederim. Tek gamzeli Kerimizin ve BilimSeliminizle mutlu ,sağlıklı yıllar dilerim.

Ben teşekkür ederim, Deli bir anneyi dikkate aldığınız için..

Yazar : Deli Anne

Blog : deli-anne.com

Sonraki Kayıt
Previous
Önceki Duyuru

0 yorum:

ÜYELER

 
Gizle
Top