6 Mart 2013 Çarşamba
0 yorum

Nefretten Sonra

Nefretten Sonra yazarın okuduğum ilk kitabı... Ve yazara ciddi hayranlık duymamı sağlayan bir kitap oldu.

Arka Kapak : Natalia babasının intiharı ile bir Türk’e emanet edildi. Çünkü babası, ölmeden birkaç saniye önce yazdığı vasiyetinde, Tamer Karlıbel’i kızına vasi tayin ettiğini yazmıştı.Fakat intiharından birkaç dakika önce sadece kızına söylediği çok önemli bir şey daha vardı.

“Natalia… Seni seviyorum kızım… Beni asla unutma… Ondan intikamımı al…”
Ve Natalia yaşadığı dehşetten sonra bu yakışıklı ve tehlikeli adamdan artık ölesiye nefret ediyordu. İntikamın tatlı sularında yüzmek için Yunanistan’dan Türkiye’ye gelmesi ve bu isteksiz adamın koruması altına girmesi yeterliydi.

On beş yaşındaki bir kız için intikam amaç olunca, araç olarak güzel yüzünü ve çekici fiziğini kullanmaktan çekinmedi.Babasının sahip olduğu her şeyi acımasızca alan bu adam, belki Natalia’nın bedenini de alabilirdi ama… Kalbini asla!

Ya da Öyle Sandı…

Şu an kitabın türünün bir aşk romanı olması bile benim için itici bir özellik. Macera, korku, gerilim ve en çok da fantastik romanları severim. Ama bu öyle bir roman ki zaten içinde heyecanı hiç eksik değil. Klişe ve sıkıcı aşk öykülerinden çok farklı! Ben kitaba ilk başladığım andan itibaren sonunu merak etmeye başladım. Ve düşündüğüm ilk şey “Bu kitabı hemen bitirmek istiyorum!” oldu. Öyle de yaptım. Resmen tek solukta bitti! Kitabın aksiyon dolu bir sahneyle başlıyor olması ve daha sonrasında gelecek olan aşk hikâyesi o kadar ilgi çekici ki insan ister istemez bu ilişkinin sonunu başladığı ilk andan itibaren merak ediyor.

Gören her kadını büyüleyen bir çekiciliği olan zengin, genç bir iş adamı ve mükemmel fiziği ile büyüdükçe güzelleşen bir genç kız…

Tamer ve Natalia…

Bir kitap okumaya başladığımda genellikle okumaktan fazlasını yaparım, yaşarım. Zaten o kitabın içinde yaşayamıyorsam sonunu getirmek de işkencedir. Nefretten Sonra’yı yaşamaya başlamak hiç zor olmadı. Daha ilk anda kitabın içinde belirmiştim. Sanki orada, o sahnenin içinde ben de vardım. Ve sonra Tamer! Kendimi aslında hiçbir zaman Natalia’nın yerine de koymadım ama yerinde olmayı çok istediğim anlar olduğunu belirtirken utanmayacağım. Utanmayacağım diyorum çünkü kitabın erotik sahnelerinin varlığını inkâr edemem. Birçok Türk yazarın göstermekten kaçındığı sahneleri yazar tüm açıklığıyla gözler önüne sermiş. İyi ki yapmış! Daha inandırıcı, daha gerçekçi kılmış tüm bunlar o romanı. Hem kitabı okurken Tamer’e âşık olduğumu söylüyorum ya biraz da bu sahnelerin etkisi olduğunu inkâr edemem. Çünkü betimlemelerle hoşuma giden adamı her yönüyle tanımış olduğumu hissettim. Beni daha çok içine çekip aldı.

“Bir insandan ne kadar nefret edebilirsiniz? Onu kendinize âşık edecek kadar mı? Sonra terk edip gidecek kadar mı?”

“Peki, tüm nefretinize rağmen… …artık onsuz olamıyorsanız?”

Biraz Tamer ve Natalia’dan bahsetmek istiyorum. Tamer: Uzun, iri yarı bir cüsseye; siyah saçlara, koyu renk gözlere ve birçok yaraya sahip yakışıklı, zengin bir Türk iş adamı! Bir gözünün hemen kenarında onu çekici kılan yara iziyle maceraperest, bela mıknatısı bu adama hayran olmamak için kendinizi zor tutacaksınız! Ya da belki benim gibi bu hisse engel olamayacaksınız!

Natalia: Küçük yaşlardan itibaren dikkatleri üzerine çekmeyi başaran güzel bir kız. Esmer teni, simsiyah gözleri ve kıvır kıvır saçlarıyla tam bir afet! Ama bu güzel, Yunanistanlı kız bir o kadarda inatçı! Diğer yandan ona imrenmemek ve hatta kıskanmamak mümkün değil!

Kitapla ilgili söyleyebileceklerim galiba bu kadar. Daha fazla anlatmaya devam edersem kitabın tamamını anlatacakmışım gibi gelmiyor da değil! Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Benim için sıradaki kitap yazarın sonraki kitabı olan Seni Sevmek İstemedim. Aslında daha önce birçok e-kitap yazmış ve onlar da mükemmel!

Bol bol tavsiyelerimle! İyi okumalar!

Yazar : İpek Özlem Turhan

Blog : ipekto-cilektadinda.blogspot.com

0 yorum:

ÜYELER

 
Gizle
Top